Ana sayfa » Abdal manevi mertebe
Efsane Mitoloji

Abdal manevi mertebe

Abdal, manevi mertebe
Abdal, manevi mertebe

Abdal, manevi mertebe – Türk tasavvufunun en üst mânevî mertebelerinden birinin adıdır. Birçok Türk topluluğunda bu inanca rastlanmakta, bazen da Derviş veya Baba da denmekteydi.

Özellikleri Abdal manevi mertebe

Bir abdal Allah’tan başka dünyadaki her şeyden vazgeçmiş kişidir. Abdallık mertebesine ermiş kişi hakikatın mutlak ve doğrudan bilgisine erişebilmektedir. Toplumsal bir şahsiyet olarak abdal zayıf, ezilmiş ve baskı altında olanlara yardım elini uzatan bir kişidir. Daha ziyade göçebe Türkmenler arasında yaygın olan abdallar Selçuklu veya Osmanlı yerleşik devlet otoritesi karşısında çevre halkının hoşnutsuzluklarını dile getirmişler ve çeşitli isyan hareketlerinin başlatıcısı olmuşlardır.

Abdallar İslam dini ile Türklerin İslam öncesi şamanizmini şahıslarında birleştirmişlerdi. Eskiden Kök Tengri ile mânevî bağlantı kurabilen “Kam” karakteri, İslamlaşmayla beraber yerini “Abdal” kişiye bırakmıştır.

Kültürel Nitelikleri Abdal manevi mertebe

Halk sufiliğinde, abdalların istedikleri zaman istedikleri mekânda olabileceklerine inanılır. Yâni inanışa göre; zaman ve mekân sınırlarını aşabilme gücüne sâhip olduklarına inanılır. Onlar, bazı istisnalar dışında kimseye görünmezler. İnanışa göre gizli güçleri olan ve büyü gücüne sâhip olan abdallar, bol yağmur yağması, bereketin artması ve belalardan korunmak için Allah’tan ne dilerse kabul edilir. Abdal hakkındaki görüşler, Türk halk inanışlarında da kendine yer edinmiştir.

Örneğin, Dağıstan’da yaşayan Türk topluluklarından bir kısmında yaygın olan inanışa göre, eğer dokuz aylık bebek, anne rahminde ölmüşse, bunu Abdal götürmüş demektir. Söylenenlere göre uzun aksakallıdır, dağlarda yaşar, dağ keçileri arasında dolaşıp onları korur.

Kimselere görünmez. Avcılar onun adına dua edip kurban verirlerse avları uğurlu olur. Eğer bunu yapmazlarsa ne kadar usta avcı olurlarsa olsunlar o avdan eli boş dönecekleri kesindir. Abdal, insanların yalvarışlarını dinler. Onlara acır, ancak verdiği nasihatlerin de dinlenmesini ister. Bazı mitolojik metinlerde Abdal’ın ölmüş dağ keçisini dirilttiği ve yeniden hayat verdiği bile anlatılmıştır.

Bugünkü Saka Türkçesinde, erkek Samanlara lakap olarak “Abıdal” şeklinde bir sözcük vardır. Bu sözcüğün “Abdal” sözcüğüne benzerliği dikkat çekicidir. Azerbaycan’da bir zamanlar âşıklar yetiştirmekte ünlü olmuş, bu isimde bir şehir bile vardır.

Hazar Denizi’nin güney kıyısında yaşayan Türkmen boylarında bu adı taşıyan insanlara rastlanabilmesi, Abdalların gizli dillerinin olması, Anadolu’daki Abdalların, daha çok göçebe hayatı sürerek, çalgıcı, türkücü ve masalcı olmaları, Köroğlu masallarını söylemekte meşhur olmaları ve bunlar gibi birçok örnek, gerçekten bu sözcüğün çok eski tarihi kökleri olduğunu gösteriyor.

Değişik kaynaklardan edinilen bilgiye göre bu sözcük, İran’da 11. ve 14. yüzyıllarda kâleme alınmış edebi metinlerde “Derviş”, 15. yüzyıla ait metinlerde ise “Divâne” anlamında kullanılmıştır.

Abdal manevi mertebe