Ana sayfa » Cülus Bahşişi nedir
Osmanlı Toplumu

Cülus Bahşişi nedir

Cülûs Bahşişi nedir?
Cülûs Bahşişi nedir?

Cülus Bahşişi nedir? Osmanlılar’dan önceki İslâm devletlerinde de cülûs bahşişi âdeti bulunmaktadır. Bu bahşişler herhangi bir sebeple verilemezse askerler ayaklanmakta ve karışıklık çıkmaktadır.

Osmanlılarda da ilk cülûs bahşişi Yıldırım Bayezid tarafından verilmiş ve Fatih Sultan Mehmed sonrasında da gelenek haline gelmiştir. Nitekim oğlu Sultan II. Bayezid’in de, Amasya’dan İstanbul’a gelmekte iken yeniçerilerin isteği üzerine hem cülûs bahşişi vermesi, hem de ulûfelerine zam yapmış olması, kapıkulu askerlerinin maaşlarına da zam yapılmasını derhal âdet durumuna getirmişti. Böylece cülûslarda bahşiş ve terakkî olarak Hazine’den çıkan meblağ devleti sıkıntıya düşürecek düzeylere ulaşmıştı.

Ölüm, hal gibi sebeplerle bazan bir yıl içinde ya da ortalama olarak heryıl ard arda gelen cülûslarda bu malî sıkıntı Hazine’yi altından kalkamayacağı kadar zor durumda bırakmaktadır.

Cülus Bahşişi

Bu bahşiş’in verilmesi ancak yeni padişahın, “Kullarımın bahşiş ve terakkileri makbulümdür, verilsin” biçiminde “hatt-ı dest“i (kendi yazısı emri) ile mümkündür. Bahşişinin dağıtılması için de, ulûfe’de olduğu gibi yine Dîvân toplanırdı. Ancak bu kez Arz’a girilmesi gerekmez, önceden hazırlanmış olan para keseleri ulûfe tertibi gibi hemen dağıtılırdı. Bununla beraber bahşişin verilmesi sırasında Başçavuşun ölen padişaha ve yeniçerilere dua edip, çavuşların “amin” dediklerini yeniçerilerin işitmesi gerekmekteydi.

Cülus Bahşişi

Bu bağlamda bakılırsa “biatü’l-hassa” sonrasında “cülûs in’amı” adıyla dağıtılan bahşişin (ve terakkîler’in) aslında “biatü’l-âmme”nin özellikle Seyfiye tarikinden ve ricâl’den alınacak bölümüne yönelik maksadı olduğu görülüyor. Bununla beraber bazan yeniçeri emeklilerine de cülûs bahşişi verilmiştir.

Cülûs münasebetiyle Seyfiye ve İlmiye (Kalemiye ile birlikte) tarikleri mensuplarının yevmiyelerine bir miktar zam yapılır, Timarlı sipahilerin timarlarına yeni gelir kaynaklarının eklenirdi. Buna “cülûs terakkisi” denirdi.

Cülus Bahşişi nedir